«Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz taraftan gelin.» (Bakare sûresi, âyet: 223).
îbnü Abbas'a (R.A.) göre: «Hars» burada çocuk yetiştiren yer demektir. Şöyle ki: Kadının tenasül cihazı tarlaya, erkeğin normunu tohuma, yetişen çocuklar da elde edilen mahsûle benzetilmiştir.
Bu mânâyla cinsî münasebet önden (tenasül cihazından) olmak şartiyle her hangi bir taraftan kadına gelinebilir. Tarlaya, da her hangi bir taraftan girilebileceği gibi.
Âyet-i Kerfme'de böyle bir istişarenin yapılmasının ve belirtilen mânânın beyân edilmesinin sebebini, Buhârî'nin Ebû Nuaym'den, onun da Süfyân'dan onun da îbnü Münkedir'den onun da Câbir bin Abdullah (R.A.) den yaptığı rivayetten öğreniyoruz. HazreM Câbir (R.A.) diyor ki: «Yahudiler, kadına, önüne arkasından münasebette bulunurlarsa doğacak çocuk şaşı olur,» derler ve bu iddialannı Tevrat'a dayarlar. Halbuki Tevrat'da böyle bir kayıt yoktur. Onların bu sözü Cenâb-ı Peygamber'e (SA.V.) nakledilince, «Yalan söylüyorlar» buyurdu. Bunun üzerine yukarıdaki âyet indi.
Behz bin Hakîm'in yaptığı rivayette, Behz'in dedesi, Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.) den: «Kadınlanmıznı neyine gelelim, neyini terkedelim?» diye sormuş. Buyurmuşlar ki:
«Karın senin tartandır; tarlana dilediğin taraftan gel (yaklaş)! Ancak yüzüne vurma, onu çirkin görme ve ancak evinde ondan ayrı dur (yani küsmek icap ediyorsa bu evin dışına çıkmasın).»
Bu hadîsi îmam Ahmed bin Hanbel ile diğer sünnet sahipleri tahrîc etmişlerdir.
Ayrıca îmam Ahmed'in îbnü Abbas (R.A.) dan rivayet ettiği diğer bir hadîste: Ensardan birkaç zat toplanıp Peygamber (S A.V.) a geldiler ve kadınlara yaklaşma hakkında bir şeyler sordular. Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.) onlara: «Tenasül cihazından olduktan sonra her hal ve şekilde kadınlarınıza yaklaşın,» diye cevap verdiler.
Konumuzu aydınlatan diğer bir rivayeti, Ahmed bin Hanbel tbnü Abbas (R.A.) dan şöyle naklediyor : Ömer b. Hattâb (R.A.), Resûlüllah'a (SA.V.)"gelerek:
— Ey Allah'ın Resulü! Helak oldum!
— Seni helak eden şey nedir?
— Geçen gece değirmeni değiştirdim (kanma önünden olmak üzere arka tarafından yaklaştım)!
Cenâb-ı Peygamber (SA.V.) ona tek kelimeyle olsun cevap vermedi. Bîonun üzerine Allah kendi Resulüne şu âyeti vahyetti: «Kadınlarınız sizin tarlamzdır. O halde tarlanıza dilediğiniz taraftan gelin.» Cenâb-ı Peygamber (SA.V.) bu âyeti okuduktan sonra buyurdular ki «Önden ve arkadan gel, fakat dübüre, bir de aybaşı hâli olan kadınla münasebette bulunmaktan sakın!» Tirmizî bu hadîs için «Hasen ve garib» diye kaydetmiştir.
Kadına mutad yolu bırakıp dübüründen münasebette bulunmanın haram olduğunda ümmetin âlimleri müttefiktir. Bu hususta bir çok rivayetler vardır. Biz bir kısmını buraya almakla yetineceğiz.
Hazret-i Câbir (R.A.) den yapılan rivayette, Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.) buyurdular ki:
«Haya ve edep üzere bulununuz. Şüphesiz ki Allah hakkı (söylemekten) çekinmez; kadınlara dübürlerinden gelmeniz helâl değildir.»
îmam Ahmed'in tahrîc ettiği diğer bir rivayette :
«Haya ve edep üzere bulununuz. Çünkü Cenâb-ı Allah hakkı (söylemekten çekinmez; kadınlara gerilerinden gelmeyiniz.»
Tirmizî ve Neseî'nin îbnü Abbas (R.A.) dan yaptıkları rivayette, Resûîüllah (S.A.V.) buyurdular ki:
«Erkek veya kadına dübüründen gelen (o yoldan münasebette bulunan) kimseye Allah rahmet nazariyle bakmaz.»
Tirmizî'ye göre: Hadîs hasen ve gariptir. îbnü Hibban da bunu kendi sahihinden çıkarmıştır, tbnü Tavus'un rivayetine göre : «Bir adam, tbnü Abbas (R.A.) dan, kadına dübüründen münasebette bulunmayı sordu. îbnü Abbas (R.A.) ona : «Sen benden küfürü soruyorsun,» diye cevap verdi.
Bu rivayetin isnadı sahihtir. Buna yakın bir ibare Neseî'-de geçer.
îmam Ahmed'in Atnr bin Şuayb'den yaptığı rivayette ise :
«Karısına dübüründen münasebette bulunan kimse küçük lutîdir.» Yani böylesi Lût kavminin ahlâksızlarının küçük bir örneğidir.
İbnü Ömer (R.A.) dan rivayet edilen fakat senedinde iki zayıf bulunan hadîste buyuruluyor ki:
«Yedi kimse vardır ki, Cenâb-ı Allah kıyamet günü onlara (rahmet nazariyle) bakmaz, onları tezkiye de etmez (günahlardan temizlenmez) ve onlara: «Cehennem ateşine girenlerle beraber girin!» buyurur. Fail, mefV1 (homoseksüel), eliyle istimna eden, havyanla temasta bulunan, kadım gerisinden kullanan, kadınla kızını birden nikâhı altında birleştiren, komşusunun kansiyle zinada bulunan ve kendisine lanet edecek kadar komşusuna eziyyet eden.»
Hulâsa: Kadına dübüründen münasebette bulunmak kesin olarak haramdır. Ebû Hanîfe, Şafiî, Ahmed bin Hanbel ve arkadaşlarının içtihadı da bu merkezdedir. Saîd bin Müseyyeb, Ebû Seleme, îkrime, Tavus, Atâ', Saîd bin Cübeyr, Urve bin Zübeyr, Mücâhid, Hasan el-Basrî ve ekseri selefe göre de hüküm böyledir. Hattâ cumhur-i ulemâya göre böyle yapmak küfürdür, îmanı Mâlik'den de buna benzer bir rivayet vardır. Fakat sıhhatinde biraz düşünmek lâzımdır.
Mubah olduğuna dair gelen haberlerin hepsi zayıfdır; i'ti-made şâyân değildir. Büyük müctehid îmam-ı Şafiî bu husustaki bütün rivayetleri topladıktan sonra altı kitabında da bunun haram olduğunu beyân etmiştir. [1]
1- Önden olmak şartiyle kişinin kendi karısına her hangi bir taraftan gelmesi caizdir. [2]
2 - Kadını gerisinden kullanmak haramdır.